a clock - Türkçe İngilizce Sözlük

a clock

"a clock" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
set a clock forward f. saati ileriye almak
wind a clock f. saati kurmak
set a clock back f. saati geriye almak
Öbek Fiiller
clock (someone or something) at (a certain speed) f. (birinin/bir şeyin belli bir hızda gittiğini) tespit etmek
clock (someone or something) at (a certain speed) f. (birinin/bir şeyin belli bir hızda gittiğini) ölçmek
Atasözü
even a stopped/broken clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir
a dead clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
a dead clock is correct twice a day bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir
a stopped clock is right twice a day bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir
Deyim
a race against the clock i. zamana karşı yarış
a five o'clock shadow i. sabah tıraş olup akşama doğru cildin altında beliren sakal
a five o'clock shadow i. sakal gölgesi
a race against the clock i. zamanla yarış
a race against the clock i. zamana karşı yarış
punch a clock f. her gün işe gitmek
punch a clock f. (işe) varış çizelgesi doldurmak
homely enough to stop a clock expr. çok çirkin
homely enough to stop a clock expr. yüzüne bakılamayacak kadar çirkin
face that could stop a clock expr. çok çirkin
face that could stop a clock expr. yüzüne bakılamayacak kadar çirkin
face that could stop a clock expr. yüzüne bakılmayacak kadar çirkin
homely enough to stop a clock expr. yüzüne bakılmayacak kadar çirkin
Argo
face (that) would stop a clock i. yüzü çok güzel
face (that) would stop a clock i. çok çirkin
face (that) would stop a clock i. yüzüne bakılmayacak kadar çirkin
face (that) would stop a clock i. yüzü çok etkileyici
face (that) would stop a clock i. yüzüne bakılamayacak kadar çirkin
face (that) would stop a clock i. yüzü bakmaya doyulamayacak kadar güzel